Doğahan Giritlioğlu

Kum fırtınasının sebebi iklim değişikliği

14 Eylül 2020
Ankara'da yaşanan kum fırtınasının nedenlerini ve sonuçları uzmanlara sordum. TMMOB Çevre Mühendisleri Odası yaşanan toz fırtınasının küresel iklim değişikliği kaynaklı lokal bir olay olarak değerlendirdiklerini ve yurt dışı kaynaklı olmadığı bilgisini paylaştı. TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Cem Ferda Tunçer, “Tarım arazilerini veya herhangi bir araziyi uzun vadeli olarak etkileyecek bir durum yok, ilk 48 saat risk grubunun hassas davranması gerekiyor” dedi.


Tunçer şöyle devam etti: Dünyanın doğal döngüsünde var olan Kum ve toz fırtınaları, iklim değişikliğine bağlı olarak, zaman zaman artış eğilimleriyle kaşımıza çıkmakta. Güncel iklim öngörülerine göre, kuraklık hadisesinin sıklığı ve şiddetinin artmasıyla birlikte, kum ve toz fırtınalarının daha yoğun yaşanması beklenen bir durum. Eskiden de görüyorduk ama bu kadar şiddetli olmuyordu. Son yıllarda daha fazla görmeye başladık. Ankara’da 2012 yılında yine yaşanmıştı. Yer seviyesinde olmadığı için bu kadar ses getirmemişti. En yakın 4 Eylül’de Konya Aksaray Yolu’nda yaşandı ve bir trafik kazasına sebebiyet verdi. Anormal hava koşulları yaşandı ama bu beklenmeyen bir şey değil.

YURT DIŞI KAYNAKLI DEĞİL



Kum ve toz fırtınaları aslında dünyanın doğal döngüsü içinde sürekli var olan olaylar. Her yıl dünya atmosferine yaklaşık 2 milyar ton toz ve kum karışır. Dünya Bilim çevreleri kabul etmiştir ki hem okyanusların hem de amazon ormanlarının doğal besin kaynağını Sahra Çölü kaynaklı tozlar olduğu kabul edilmektedir. Bu tozların yüzde 70’i Türkiye’nin çevresinden atılır. Türkiye’ye bu nedenle zaman zaman kum ve toz taşınımı olur. Ancak Polatlı’da yaşanan olay bu şekilde bir taşınım değildir. Polatlı’da yaşanan hadise kuvvetli güneyli rüzgârların etkisiyle Ankara’nın daha güneyinden Konya bölgesinden kalkan tozların taşınması sonucu gerçekleşmiştir. Yani Afrika kaynaklı değil. Yaşadığımız lokal bir olay.
RİSK GRUPLARI İLK 48 SAAT DİKKAT ETMELİ

Tarım için çok ciddi uzun vadeli bir etkisi yok, toprak verimliliği de etkilenmiyor. Çevre sağlığı açısında tanımladığımız hassas gruplar var. Solunum problemi yaşayanlar, küçük çocuklar, hamileler, kalp rahatsızlığı gibi kronik grupların koruma altında bulunması gerekiyor. İlk 48 saatte bu kişiler daha dikkatli olmalı. Toz parçacıkları yere çöktü ve yağmurlar yıkandı. Atmosferde kalmadı. “

Yazının Devamını Oku

Maskeyi doğru kullanmayana istisnasız ceza uygulansın

11 Eylül 2020
Vakaların artmasıyla beraber Ankara'da mesken hariç, istisnasız tüm alanlarda maske takmak zorunlu oldu. Maske ve mesafe kurallarına uyulması durumunda koronavirüsün bulaşma riskinin yüzde 1’in altında olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. İsmail Balık, bu koruyuculuk için maskenin doğru kullanılması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Balık, “Maske çene altında, kolda veya cepteyse de bunun yanlış olduğunu göstermek amaçlı ceza uygulanmalı” dedi.

Ankara Valiliği’nin koronavirüs vakalarındaki artışın önüne geçmek için aldığı ‘mesken hariç istisnasız tüm alanlarda maske takma zorunluğu’, ‘toplu taşımada yolcu kısıtlaması’, ‘restoran ve cafe gibi yerlerde saat 24.00’ten sonra müzik yayını yasağı’ kararlarını değerlendiren Hürriyet Bilim Kurulu Üyesi ve Ankara Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Balık, tedbirlere uymayanlara ceza yaptırımlarında taviz verilmemesi gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Balık, şu değerlendirmeleri yaptı:
TAVİZ VERMEDEN UYGULANMASI GEREK
“Maske artık mesken hariç her yerde zorunlu. Buna uymayana artık uyarı değil direkt caydırıcı cezaların taviz vermeden uygulanması gerek. Aylardır doğru kullanımı uzman isimler anlatıyor. Düzgün kullanmayanlara da aynı şekilde ceza uygulanması gerek. Maske çene altında, kolda veya cepteyse de bunun yanlış olduğunu göstermek amaçlı ceza uygulanmalı. Maskeyi her birey usulüne uygun kullanmışsa, fiziksel mesafede sağlanmışsa bu kişiler arasında yüzde 99 korunma sağlandığını unutmayalım.
KIŞ GELMEDEN AZALTMAMIZ GEREKİYOR
Eğer valiliğin aldığı tedbirler ile kişisel tedbirler sıkı sıkıya uygulanırsa yaklaşık 3 hafta sonra günlük vaka sayılarında belirgin düşüşleri görebiliriz.
Kış aylarında havalar soğuduğunda diğer enfeksiyonlar da eklenince sağlık çalışanların yükü çok daha artacak. O nedenle bugünlerde alınacak sıkı tedbirlerle soğuklar başlamadan günlük vaka sayılarının azaltılmış olması gerekiyor. Ne kadar yoğun bakım ünite gücümüz olursa olsun artış böyle devam ederse mücadele oldukça zorlaşacaktır.”
HASTALARA YETİŞMEKTE ZORLANIYORLAR

Yazının Devamını Oku

Önlemler yeterli olacak mı

20 Ağustos 2020
Ankara'da artan vakaların ardından, Ankara İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu önceki gün yeni önlemler alındığını duyurdu. Risk grubundakilere sokağa çıkma kısıtlaması, toplu ulaşım ve törenlere ek önlemlerin yanı sıra, izolasyon kurallarına uymayanlara da para cezası ve adli işlem başlatılacak. Mahalle denetim ekipleri ise yakın kuralsızları denetlemek için bundan böyle sahada olacak. Peki bu önlemler vakaları azaltmak için yeterli olacak mı? Prof. Dr. İsmail Balık ve Prof. Dr. Mehmet Ceyhan'a bu soruyu sordum.

Başkent’te bir süredir artan koronavirüs vakalarının ardından önlemler de sıkılaştı. Ankara Valisi Vasip Şahin başkanlığında önceki gün olağanüstü toplanan Ankara İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu, vaka artışlarını önlemek için yeni kararlar aldı. 65 yaş ve üzeri ile kronik rahatsızlığı olanların düğün, cenaze, taziye, pazar yeri, sosyal faaliyetler gibi alanlara girişleri kısıtlandı. Taksi, dolmuş ve toplu ulaşım araçlarında şoför mahalli ile yolcular arasında fiberglas ile bölümleme yapılması kararlaştırıldı. Ayrıca evde izolasyon hükümlerini ihlal edenlerin denetlenmesi için ‘Mahalle Denetim Ekipleri oluşturulacak, kurallara uymayanları para cezası ve adli işlem başlatılacak. Kararı değerlendiren uzmanlar ise bir kez daha bireysel maske, mesafe ve hijyen kurallarını hatırlattı ve “Bireysel tedbirler uygulanmazsa, önlemler başarıya ulaşmamız için yeterli olmaz” uyarısı yaptı. Ankara Valiliği’nden yapılan açıklamaya göre; İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu’nun koronavirüs tedbirleri kapsamında aldığı yeni kararlar şöyle:

9 YENİ MADDE

*Ankara’da, Salgın Denetim Merkezleri bünyesinde ‘Mahalle Denetim Ekipleri’ oluşturulacak.

*‘Mahalle Denetim Ekipleri’, evde izolasyon hükümlerini ihlal edenleri denetlemeye çıkacak.

* Evde izolasyon yükümlülüğünü ihlal ettiği tespit edilenlere idari para cezası uygulanacak.

* 65 yaş ve üzeri ile kronik rahatsızlığı olan vatandaşların toplu alanlara girmeleri kısıtlanacak.

* 65 yaş ve üzeri vatandaşlar her gün 10.00-20.00 saatleri arasında(maske- mesafe) dışarı çıkabilecek.

Yazının Devamını Oku

Tedbirsiz davrandık vakaları katladık

12 Ağustos 2020
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, önceki akşam virüsle temaslı kişilerin pozitif vakaya dönüşme oranının mayıs ayına kıyasla Türkiye genelinde 1.3 kat arttığını, Ankara genelinde ise bu artışın 1.6 katına ulaştığını açıkladı. Ankara Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Balık bu durumu 'Alarmdan fazlası' olarak değerlendirdi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, önceki akşam virüsle temaslı kişilerin pozitif vakaya dönüşme oranının mayıs ayına kıyasla Türkiye genelinde 1.3 kat arttığını, Ankara genelinde ise bu artışın 1.6 katına ulaştığını açıkladı. 3 ayda yaşanan bu katlanmanın sebebini ve bu artışa engel olmak için yapılması gerekenleri, Hürriyet Bilim Kurulu Üyesi ve Ankara Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Balık’a sorduk. Vaka sayılarında bir süredir devam eden artış ve risk haritasındaki yoğunlaşmayı ‘Alarm’ olarak tanımlayan Balık, pozitif vaka rakamlarındaki bu katlanmayı ise ‘Bu bir alarmdan fazlası’ sözleriyle değerlendirdi. Ankaralılara, kış aylarında büyük zorluk yaşanmamasının bugünlerde alınacak önlemlere bağlı olduğunu hatırlatan Balık, “Başkent’teki bu tablo, kurallara uymayan, gevşeklik içerisindeki kesimin sayısının artmış olduğunun kanıtıdır” dedi. Prof. Dr. İsmail Balık’ın değerlendirmeleri şöyle:

 

 

BU VERİ GEVŞEDİĞİMİZİN KANITI

 

“Önceki akşam Bakan Koca’nın paylaştığı bu veri, filyasyon çalışmalarına bağlı olarak elde edilmiş gözüküyor. Virüs taşıyan kişiyle bir şekilde teması olanların virüsü kapma olasılığının artmış olduğunu kanıtlıyor. Hem virüsü taşıyan hem de temaslı kişinin kurallara uymadığını işaret ediyor. Hastalığı taşıyan kişi korunmasızca topluma karıştı ve yine kendi gibi korunmasız, lakayt davranan birisine virüsü bulaştırdı. Herkes tedbirlere uymuş olsa, aynı ortamda virüs taşıyan birisi olsa bile buna temas edenlerdeki oranlar yükselmezdi. Ankara bu konudaki başarısını koruyamamış diyebiliriz.

 

Yazının Devamını Oku

Unuttun mu beni.. Her şeyimi...Sildin mi bütün izlerimi

8 Ağustos 2020
Yaz rehavetine giren vatandaşların, koronavirüs sürecinin hâlen devam ettiğini unutarak tedbirleri elden bırakması, vaka sayılarını arttırırken, risk haritasını da kızarttı. Önceki gün, kapsamlı koronavirüs denetimi gerçekleştirilirken, uzmanlar koronavirüsü yenmenin bireysel tedbirle mümkün olduğunu söylüyor.

Hürriyet Ankara, hafta başından bu yana kent genelindeki koronavirüs vaka artışlarını ve riske karşı alınabilecek önlemleri gündeme getiriyor. Son 5 gündür manşetimizi, artan riske ve uzman isimlerin bu riske karşı Ankaralılara yaptığı önerilere ayırıyoruz. Hayat Eve Sığar uygulamasının 1 Mayıs ile 4 Ağustos tarihlerini kıyasladığımız haberimizde, koronavirüs risk haritasının Ankara için alarm verdiğine işaret etmiştik. Harita da yüksek riski işaret eden kırmız bölgelerin gözle görülür şekilde artması ve Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın 3 haftayı aşkın süredir Ankara’nın en çok vaka artışı görülen iller arasında olduğu açıklamasının ardından denetimler de artmaya başladı. Uzmanlar ikinci dalga riskine dikkat çekerek, bireysel maske, mesafe ve hijyen kurallarını hatırlatırken, devletin her kademesi son dönemlerin en büyük koronavirüs denetimlerini uygulamaya başladı. Önceki gün 3 bin 277 personel ve 878 ekiple sahaya inen kolluk kuvvetleri, toplu kullanım alanlarında riskin en aza indirilmesi için 7 bin 429 noktada inceleme yaptı.
PEKİ VAKA SAYIMIZ NEDEN ARTTI?

Salgın süreci boyunca önerilerini sıkça sayfalarımıza taşıdığımız uzmanlar, asıl görevin vatandaşlara düştüğünün altını çiziyor ve koronavirüse karşı başarının bireysel tedbirlere bağlı olduğunu söylüyor. Hürriyet Bilim Kurulu Üyesi ve Ankara Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Balık Ankara’nın risk haritasındaki artışı ‘alarm’ olarak yorumluyor ve nedeni; “Havaların ısınmasıyla pandemi yorgunluğunun da etkisiyle insanlarda bir gevşeme oldu. Bu gevşeme sonucu vakalar arttı” sözleriyle açıklıyor. Sonbahar ve kış aylarında salgın kontrolünü kaybetmememiz için vaka sayılarının düşmesi gerektiğini hatırlatan Balık önerilerini ise şöyle sıralıyor: “Toplu taşımandaki yoğunluğu önlemek için insanları kademeli olarak iş yerlerine getirmeliyiz, Ankara’da toplumun bir kesimi var, kuralları hiçe sayan. Bunlara artık sözlü uyarı yetmiyor, cezai yaptırım uygulamayız. Herkesin toplu taşıma araçlarına yüklenmesi yerine belirli saatlere bu yoğunluğu yayabiliriz. Toplu taşıma da klimaların da riski arttırdığını unutmayalım. Klima çalışıyorsa bulaştırma riski var. Bir de aile içinde yakınlık duygusuyla sosyal mesafe, maske kuralları unutuluyor. Bu büyük aileler için risk, dikkat etmek gerekiyor.”
TEDBİRLERE EK OLARAK NE YAPILABİLİR?

Ankara’daki vaka sayılarını düşürmek için yapılan denetimlere ek olarak neler yapmamız gerektiğini anlatan Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan ise risk grubunu korumak için, “Şehrin farklı noktalarında kullanım alanları yaratılabilir. AVM, banka gibi alanlar belirli zaman diliminde sadece bu yaş grubuna açık olabilir” önerisi yapıyor. Ceyhan, “Büyük risk” dediği toplu buluşmalar için, “Sayı sınırı getirilmeli” diyor ve test politikasının, “İş gereği çok sayıda insanla muhattap olan herkese, belirti göstermese bile test yapılmalı” diyor.
TOPLU KULLANIMDA NELERE DİKKAT EDECEĞİZ?

Ankara’daki kafe ve restoranlardaki kalabalıkların da vakaların artmasına zemin hazırladığına dikkat çeken Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı üyesi ve Türkiye Gastroenteroloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Cindoruk, virüsün sindirim sistemine de yerleşebildiğinin altını çiziyor. Cindoruk Ankaralılara, “Restorana gittiyseniz garsonu ve işletmeyi kendiniz denetleyin. Yemeği kesinlikle kapalı kutuda gelecek şekilde sipariş verin. AVM’ye gittiniz işiniz hemen halledin, kıyafet denemeniz gerekiyorsa bunu evde yapın. Lavaboları kesinlikle kullanmayın” uyarısını yapıyor.

TESTLER YAYGINLAŞMALI

Yazının Devamını Oku

Tablo alarm veriyor

4 Ağustos 2020
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, önceki akşam ‘yeni hasta sayılarının artış eğiliminde olduğu 5 il’ arasında Ankara’yı bir kez daha saydı. Sağlık Bakanlığı’nın ‘Hayat Eve Sığar’ adlı uygulamasında da Ankara alarm veriyor.


Ankara, önceki gün paylaşılan koronavirüs tablosunda bir kez daha yeni hasta sayılarında artış olan beş ilin içerisinde yer aldı. Aynı gün Sağlık Bakanlığı tarafından geliştirilen ‘Hayat Eve Sığar’ uygulamasında Ankara’nın risk haritası güncellendi ve merkez ilçeler başta olmak üzere kentin büyük bir bölümünde vaka yoğunluğunun artmaya başladığı gözlendi. Hürriyet Bilim Kurulu üyesi ve Ankara Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Balık, “Şu anki tablo Ankara için alarm veriyor” dedi ve vaka sayıları azalmaz ise sonbahar ve kış aylarında ölüm sayılarının artmasından endişe duyduğunu dile getirdi. Vaka sayılarını kontrol edilebilir rakamlarda
tutmanın bireysel önmelere bağlı olduğunu bir kez daha hatırlatan Balık, Ankara için oluşan yeni tabloyu şu sözlerler değerlendirdi:

KURALSIZLIK BU TABLOYU OLUŞTURDU

“Bu tablonun mesajı, altını çizerek söylüyorum, ‘alarm’ demektir. Sıcakların artmasıyla bireysel tedbirleri de gevşemeye alan insanlar, mesafe ve maske kurallarını hiçe sayarak bu tabloyu oluşturdu. Normalleşme sürecinin başladığı günden bu yana altını çiziyoruz; Ankara genelinde ‘Bana bir şey olmaz’ algısıyla günlük yaşamına devam eden ve rehavete kapılan kişiler var. 65 yaş üstü vatandaşlarımız her ne kadar kurallara ciddiyetle uysa da, özellikle gençler kalabalıklara karışmaya başladı. Evdeki büyüklerine koronavirüsü taşıyacaklarını unutmasınlar. Klinik önlerinde bu duruma çokca şahit oluyorum.
AYNI SOYADLI KİŞİLER GELİYOR

Haftalardır uyarıyoruz. Tedbirlere uyulan bölgelerde vakalar azken, ihmal edilen bölgelerde bariz şekilde artmış durumda. Biz hastaneden de çok iyi anlıyoruz, haziranda tek tük vaka geliyordu, şimdi doldu. Aynı soyadlı kişiler geliyor. Aile içi bulaş artıyor. Bazı risk taşıyan gelenekleri, riski göze alıp devam ettiren aileler var. Özellikle düğün taziye ve benzeri. Akrabalar, yakınlık duygusuyla kuralsızca birbirlerini ziyaret ediyor. Çok riskli. Şu an elimizde aşı ve virüse direkt etkili bir ilacımız olmadığı için tek çaremiz ciddi bir şekilde maske, mesafe ve hijyen kurallarına uymak. Maskeyi daima ve düzgün kullanarak, kalabalık ortamlar oluşturmamamız gerekiyor. Rakamları azaltmak insanların tedbirlere uymasıyla alakalı.”

KIŞ AYLARINDA İŞİMİZ ZORLAŞIR

Yazının Devamını Oku

Ziyaretleri bir bayram daha erteleyelim

1 Ağustos 2020
Pandeminin gölgesinde geçirdiğimiz Kurban Bayramı için vatandaşlara önemli uyarılarda bulunan Prof. Dr. İsmail Balık, “Bayramda kesinlikle evlere bayram amaçlı ziyaretleri yapmaktan kaçınmalıyız. Bayram kutlamalarımızı telefonlarla, görüntülü konuşma imkanıyla yapmayı tavsiye ediyoruz” dedi.

Vaka sayılarında bir süredir devam eden artışa dikkat çeken Hürriyet Bilim Kurulu üyesi ve Ankara Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Balık Kurban Bayramı için, ”Ramazan Bayramı’nda olduğu gibi bu bayramda da risk almayalım, aile büyüklerine yapılacak bayram ziyaretlerini erteleyelim” uyarısı yaptı. Kurban kesecek kişilerin önceliğinin maske ve mesafe olması gerektiğini hatırlatan Balık, “Herkes kesim için ilk güne yoğunlaşırsa kalabalıklar risk yaratabilir, kurban pazarlığı, tokalaşma gibi gelenekleri bu yıl bir kenara bırakılmalı” dedi. Prof. Balık uyarılarını şöyle sıraladı:

 

 

ZİYARETLER ARTIŞ YARATABİLİR

 

“Bayramda kalabalık ziyaretler gerçekleşirse, riskin çok yüksek olacağını öngörmekteyiz. Klasik ev ziyaretleri ve bayramlaşma yapılırsa bayramdan sonra çok yüksek vaka artışları görülebilir. Bu nedenle bayramda kesinlikle evlere bayram amaçlı ziyaretleri yapmaktan kaçınmalıyız. Bayram kutlamalarımızı telefonlarla, görüntülü konuşma imkanıyla yapmayı tavsiye ediyoruz. Özellikle yaşlıların riski çok daha yüksek. Yaşlılara ziyaret geleneğimizde olduğu için burada dikkat etmeliyiz. Bu bayram da sabredelim, risk almayalım.

 

Yazının Devamını Oku

Evdeki riskleri unutmayın

26 Temmuz 2020
Kalabalık ortamların artmasıyla beraber topluma karışan duyarsız vatandaşların vaka sayılarını yükselttiğine dikkat çeken Prof. Dr. İsmail Balık, aynı evde yaşayan kalabalık ailelere, “Yakınlık duygusuyla, ev içi riskleri unutmayın” uyarısı yaptı.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, önceki gün paylaştığı koronavirüs tablosunuda, son 3 günde en çok vaka görülen beş ilin arasında Ankara’nın da yer aldığını açıkladı. Başkent’te gözlenen vaka artışlarının nedenlerini Hürriyet Ankara’ya değerlendiren Hürriyet Bilim Kurulu üyesi ve Ankara Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Balık, vakaların azalmamasındaki başlıca nedenleri, “Maske ve mesafe kurallarına uyulmaması, sosyalleşme oranının artması, risk taşıyan kalabalık ortamların yeniden oluşmaya başlaması” olarak sıraladı. Aileleri maske mesafe konusunda uyaran Balık şunları kaydetti:

 MASKE HALEN DOĞRU KULLANILMIYOR

 “Bulaş sayılarının artmasındaki en büyük etkenlerden bir tanesi maske takılmaması ya da yanlış takılması. Maskeyi koluna bağlayan, cebine koyan ve çenesinin altında tutan kişiler görüyorum. Sonra gün içinde aynı maskeyi tekrar kullanıyorlar. Buna dikkat edilmesi lazım. Kurallara ‘uymak için uymak’ doğru değil. Doğru uygulanması riski indirmek için olmazsa olmaz. Sürecin başından beri bilim insanları, siyasiler buna dikkat çekiyor ama halen maske kullanımında hatalar var. Medyada göz önünde olan insanların da bu konuda dikkat etmesi gerekiyor, TV’lerde maskesini eliyle aşağı çekip konuşan kişiler görüyoruz, topluma yanlış örnek oluyorlar.

 DUYARSIZ VATANDAŞLAR RİSK YARATIYOR

 Düğünlerde sosyal mesafe kurallarına uyulmaması ve taziye geleneğinin devam ettirilmesi yine Ankara için gözlemlediğim diğer riskler. Özellikle nüfus yoğunluğunun fazla ve toplu taşımanın sık kullanıldığı bölgelerimizde duyarsız vatandaşlar büyük risk yaratıyor. Toplu taşımada geçirilen sürenin fazla olduğu bölgelerde yaşayanlarda hastalığın bulaş oranının yüksek olduğunu gözlemliyoruz. Sosyalleşmenin, bir arada geçirilen sürenin artması en önemli risk unsurlarıdır. İş ve yaşam alanlarının yoğun olduğu kalabalık ilçeler, özellikle Ankara’da bu konulara dikkat etmeli.

 AKRABALAR BİR ARADAYKEN MASKE-MESAFE UNUTULUYOR

Balık ayrıca, “Yoğunluğun fazla olduğu aileler arasında vaka sayılarında artış gözleniyor. Bir evden kliniğe 3-4 kişi geliyor. Ev içi bulaş fazla olduğu için buna dikkat etmemiz gerekiyor. Akrabalar arasında bir aradayken maske ve mesafe kuralları yakınlık duygusuyla bir kenara itiliyor. Bu da Ankara’daki en önemli bulaş sebeplerinden bir tanesi. Sık bir arada olan kişiler birbirlerini kanıksadıkları için tedbirleri ihmal ediyorlar. Dolayısıyla hastalık bu kişiler arasında çok kolay bulaşabiliyor. Geçirilen süre arttıkça, bulaş oranı da arttığı için ev içi ortamlarda risk grubundaki aile büyükleriniz ve kendiniz için dikkat etmeniz gerekiyor” dedi.

Yazının Devamını Oku