Starsız olmaz

DÜN iki Türk atleti 1500 metrede ilk üçe girince bir anda İstanbul Atletizm Salonu’nunda hava değişti.

Haberin Devamı

Aslı Çakır Alptekin ve İsmail Özbilen Tanui finalde madalya için koşup bunu da başarınca bütün salon ayağa kalktı. Meğer Türk spor severi yıllardır bu madalyaları beklermiş. Hep söylediğim bir sözü tekrarlayayım. Bir ükenin spordaki gelişmişlik düzeyini ölçmek için takım sporları kadar atletizm, yüzme, jimnastik, tenis gibi bireysel dallardaki duruma da bakmak lazım. Aksi gibi Türkiye de bu dalların hepsinde nal topladı bugüne kadar. Bırakın Avrupa veya dünya starı diye niteleyebileceğimiz bir ismi, büyük şampiyonalarda madalay alabilmiş bir avuç Türk sporcu çıktı bugüne kadar.

Bakın dünkü madalya bile nasıl umut verici oldu. “Bizimkiler de fena değilmiş” diyorsunuz belki de. Bir de bu başarıların daha büyüğünün geldiğini tahayyül edin. Olimpiyatlar’da finalde koşan, atlayan, atan 25-30 Türk atleti ve altını boynuna takan 4-5 şampiyonu düşünün. Ülkedeki spora bakış ne kadar farklı olurdu değil mi? Futbolun artık iç bayıcı hale gelmiş polemiklerinden kurtulmuş olur, olimpiyat için ekran başına yerleşirdik.

Haberin Devamı

Tatlı hayalleri bir kenara bırakırsak, bu iki madalya bizi fazla iyimser yapmasın. Muhtemelen dünyanın en iyi atletlerinin tam tekmil bulunacağı Londra Olimpiyatları’nda Türkiye atletizmde madalyasız kalacak. Ama bu yeni salonun ve şampiyonanın Türk atletizmi için bir itici güç olabilir.

Çoklu dallara İstanbul uğuru

Cuma günü kadınlar pentatlonda gelmişti dünya rekoru. Dün de erkekler yedili yarışma heptatlonda Amerikalı Ashton Eaton kırdı dünya rekorunu. Yarışmanın son dalı 1000 metrede de adeta zaman karşı tek başına koştu ve kendine ait rekoru yeniledi. Eaton 2010 ve 2011’de dünya rekoru kırmıştı. Son 20 yılda dünya şampiyonası ve olimpiyatlarda dünya rekoru görmek istisnai bir durum haline gelmişti. İstanbul en azından çoklu yarışmalara uğurlu gelmiş gözüküyor.

 

Yazarın Tüm Yazıları