Anketçilerin anketi

GEÇMİŞ iki seçimde siyasiler, seçmeni etkilemek için iki aracı seçmişti.Anket şirketleri ve yazılı basın.

Bu seçimde öne çıkan ise sadece televizyonlar oldu.

Yazılı basın, bazı istisnalar olsa da, ilk kez bu seçimde bir siyasi parti yönünde eğilim göstermekten özenle kaçındı.

Anket şirketlerine gelince.

Geçmiş iki seçimde isimleri çok duyulan, ancak her ikisinde de tahminlerinde büyük yüzdelerle yanılan kamuoyu şirketleri, bu seçimde gözükmemeye çalıştı.

Tabii bu duruma, geçen seçim MHP'nin yükselişini tek tahmin eden Tarhan Erdem'in seçim kararının alınmasının hemen ardından yaptığı araştırmalarla ön alması ve tek ‘‘fetvacı’’ gibi gözükmesinin neden olduğu söylenebilir.

Ancak, yine de geçmiş seçimlerde ismi çok anılmış olmayan şirketlerin araştırmaları da son haftalarda yayınlanmaya başladı.

Son bir hafta içinde elektronik posta veya zarf içinde bunların altısı da bize ulaştı.

Hepsinin öngördüğü sonuçları alt alta sıraladık.

Karşılaştığımız tablo, matematik teoremleri bile şaşırtır nitelikte.

Son dönemde ABD ve Almanya'daki seçimler sırasında yapılan anketlerdeki sapmalar binde ile ifade edilirken, bizdekiler nedense yüzdelik.

AÇI FARKI

İşte anket şirketlerinin, partiler için öngördükleri en yüksek ve en düşük oy oranları arasındaki sapma:

(YSK bugünden itibaren anket yasağı getirdiği için oy oranlarını açıklayamıyoruz.)

AKP % 5.5, ANAP % 6.7, CHP % 4.5, DSP % 2.7, DYP % 8.1, GP % 4.6, MHP % 4.3, SP %2.9, YTP % 1.8.

Her ne kadar oranlar böyle olsa da bazılarında fark iki hatta üç katına kadar çıkıyor.

Oysa, yıllardır bu işlerle uğraşanlar, en yüksek sapmanın artı-eksi yüzde 2 olması gerektiğinin altını özenle çizerler.

Tabii bunlara ek, bir de çevremizden, gezip dolaştığımız yerlerden edindiğimiz izlenimlerimiz var.

Yani, kendimizin anketi.

O ise bunların hiçbiriyle örtüşmüyor.

HANGİSİNE İNANACAĞIZ

Şimdi soru şu: Başlangıç noktası bu kadar geniş açılı öngörünün sonuçta ulaştığı sapma büyüklüğü ne olur?

Bu durumda hangisine inanacağız?

İşin ilginç tarafı, bu seçimde yapılan anketlerde ortaya çıkan farklılık 1991 ve 1999 anketlerinde görülmemiş.

Örneğin geçen seçimde, son anda katıldığı bir televizyon programında Tarhan Erdem, MHP'nin yükselişini sandıklar açılmadan tahmin etmiş.

Diğerleri ise ayrı ayrı, bir partinin oyunu bindelik farkla yakalamış.

Daha da önemlisi, 1999'da bir partinin oyu konusunda, anket firmalarının ortaya koydukları rakamlar arasındaki sapma da bugünkü kadar geniş açılı olmamış.

4 Kasım sabahı, yine 18 partinin aldığı oylardan birini yakalayıp ‘‘en doğrusunu biz bildik’’ diyenler çıkacaktır.

Veya, ‘‘bizim verilerimiz böyle çıkıyordu, son haftada durum değişti’’ gerekçesinin arkasına sığınacaklar.

Başlangıç açısı bu kadar geniş olduktan sonra, anket yapanlar için de bundan böyle anket yapılması gerekecek.

Bir de, ‘‘sadece duygusal’’ Maliye incelemesi.
Yazarın Tüm Yazıları